| | Üretsiz Blog oluştur

sagliksepeti.bloggum

Kendinizi seviyorsanız bu gıdayı yiyin!

işmiş balık Kalp ve damarlarınızı korur, kanser riskini azaltıyor.

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Azmi Telefoncu, Omega-3 yağ asitlerinin meme kanseri, kalp ve damar hastalıkları ile iltihaplı hastalıklara yakalanma riskini azalttığını, hipertansiyonun önlenmesinde etkili olduğunu belirtti.

RİSKİ YÜZDE 40 AZALTIYOR

Telefoncu, ''Balıkta bulunan bu yağ, ruhsal bozuklukların tedavisi yönünden de fayda sağlamaktadır. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirme özelliği bulunuyor. Özellikle kadınlar ve çocukların beslenmesinde önemli yeri vardır. Haftada iki öğün balık tüketilmesinin kalp hastalıklarından ölüm oranını yüzde 40 oranında azalttığını göstermektedir'' dedi.

YAĞSIZ DİYET OLMAZ

Omega-3 yağ asitlerinin özellikle somon, sardalye ve uskumruda yüksek oranda bulunduğunu anlatan Telefoncu, şunları kaydetti: ''Balığın yanı sıra diğer deniz ürünlerinde, sebzelerde,de Omega-3 yağı bulunuyor. 100 gram kerevizde 5 miligram Omega-3 yağı vardır. Aynı orandaki brokoli ise 162 miligram Omega-3 yağı içermektedir. Yağ, beslenmede önemli bir yer tutmaktadır. Yağsız bir diyet yapan kişi kısa sürede sağlığını yitirebilir.''Bugün

 

İŞTE ZERDEÇALIN FAYDALARI!

zerdeçal Kansere karşı bire bir koruma
Solunum yollarına, alzheimera iyi geliyor...

İşte zerdeçal bitkisinin bazı faydaları:

* Zerdeçal en etkin ve yaygın kullanılan antioksidanlardan biridir

* Zerdeçalın enfeksiyon etkisi : Yapılan araştırmaların sonunda zerdeçalın lekotiren, prostoglandin, tümör, nekroze edici faktör ve interlokin-12 gibi iltihap oluşturan maddelerin ortaya çıkışını geciktirerek hafiflettiğini göstermiştir

* Zerdeçal solunum yollarına iyi gelir : Antienflamatuar ve antioksidan etkileri ile üst solunum yolları, astım, bronşit ve sinüzite çok iyi gelir

* Zerdeçal kansere iyi gelir : Zerdeçalın aktif maddesi curcumin hem kanserin korunmasını sağlar hem de bazı kanserlerde tedavi edici olarak kullanılır.tümör hücrelerinin üremesini engeller ve toksik yan ürünlerini azaltır.

* Zerdeçal Alzheimer hastalığına iyi gelir : Antioksidan ve antienflamatuar etkisi ile Alzheimer hastalığına gidişi engeller.ayrıca beta amiloit plakalarının gelişimini yavaşlattığını göstermiştir

* Zerdeçalın iyi geldiği diğer hastalıklar : Katarak oluşumu,karaciğer hastalıkları,felç gibi hastalıkların tedavisinde olumlu etkisi vardır.Bugün

 

Bol bol balık yiyin!

balık Haftada iki öğün balık tüketilmesi kalp hastalıklarından ölüm oranını ciddi oranda azaltıyor.

Uzmanlar, beslenmede çok önemli yeri olan Omega-3 yağ asitlerinin balıkta bolca bulunduğunu, bu nedenle haftada iki öğün balık tüketilmesi gerektiğini belirtiyorlar.

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Azmi Telefoncu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yağın insan beslenmesinde önemli bir yeri bulunduğunu, özellikle Omega-3 yağ asitlerinin beslenmede daha da önemli ve faydalı olduğunu söyledi.

Omega-3 yağ asitlerinin meme kanseri, kalp ve damar hastalıkları ile iltihaplı hastalıklara yakalanma riskini azalttığını, hipertansiyonun önlenmesinde son derece etkili olduğunu ifade eden Telefoncu, ''Balıkta bulunan bu yağ, ruhsal bozuklukların tedavisi yönünden de fayda sağlamaktadır. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirme özelliği bulunuyor. Özellikle kadınlar ve çocukların beslenmesinde önemli yeri vardır. Hamile bayanlar, emziren anneler ve çocuklar, Omega-3 yağ alımına dikkat etmeliler. Omega-3 yağ asitleri çocuklardaki beyin ve görme gelişimine büyük oranda olumlu şekilde etki etmektedir'' dedi.

Prof. Dr. Telefoncu, Omega-3 yağ asitlerinin mükemmel şekilde balıkta yer aldığını vurgulayarak, ''Beslenme rejimimizde balığa haftada bir, eğer mümkünse iki kez yer vermeliyiz. Balık yağında bulunan asitler insan sağlığı için birçok açıdan önemlidir. Yapılan araştırmalar, haftada iki öğün balık tüketilmesinin kalp hastalıklarından ölüm oranını yüzde 40 oranında azalttığını göstermektedir'' diye konuştu.

-''BALIK SEVMEYENLER KONSANTRE ÜRÜNLER KULLANABİLİRLER''-

Omega-3 yağ asitlerinin özellikle soğuk suda yaşayan somon, sardalye ve uskumruda yüksek oranda bulunduğunu anlatan Azmi Telefoncu, şunları kaydetti:

''Balığın yanı sıra diğer deniz ürünlerinde, sebzelerde, çekirdek yağında da Omega-3 yağı bulunuyor. 100 gram kerevizde 5 miligram Omega-3 yağı vardır. Aynı orandaki brokoli ise 162 miligram Omega-3 yağı içermektedir. Yağ, beslenmede önemli bir yer tutmaktadır. Yağsız bir diyet yapan kişi kısa sürede sağlığını yitirebilir. Tamamen yağsız bir diyet canlılıkla bağdaşmaz. Bu nedenle diyet yapan kişiler de sağlıklarını korumak için balık tüketmeye dikkat etmeliler.''

Telefoncu, balık sevmeyenlerin ya da balık kokusuna tahammül edemeyenlerin özellikle son yıllarda üretilen ve eczanelerde satılan konsantre ürünlerden kullanabileceklerini, bunların hiçbir şekilde kokmadığını sözlerine ekledi.

haber3

Alzheimer'dan korunmak için beş yöntem!

alzheimer hafıza güçlendirici olarak bilinen ve en çok satan şifalı bitki ilacı olan Gingko adlı popüler ilacın, Alzheimer veya diğer bunama türlerine iyi gelmediği ortaya çıktı.

Pittsburgh Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, hafıza güçlendirici olarak bilinen ve en çok satan şifalı bitki ilacı olan Gingko adlı popüler ilacın, sanıldığı gibi Alzheimer veya diğer bunama türlerine iyi gelmediğini ortaya koydu.

İlaç yetkilileri aksini söylese de, beyin ve yaşlanma üzerine çalışan ve kendi annesi de Alzheimer hastası olan Prof. Edythe London bu ilacın etkisiz olduğunu ancak Alzheimer'a engel olmak için yapılacak başka şeyler olduğunu söylüyor. CNN'in haberine göre, araştırmalarda ortaya çıkan bulgular, kalp sağlığını koruyan fiziksel egzersizlerin beyin sağlığını da koruduğunu gösteriyor ve bu durum profesörün iddialarını destekler nitelikte.

İşte serebral korteks (beyin korteksi) ve hipokampüs gibi beyninizin hafızayla ilgili kısımlarını güçlendirecek bazı yöntemler:

· Antioksidanlar: A, C, E vitamini gibi antioksidanlar hücrelerin zarar görmesini engelliyor ve yaşlanmaya dayalı hastalıkları yavaşlatıyor. Bu antioksidanların bunamaya engel olduğunu ortaya koyan çalışmalar var.

· Balık yağı: Yaşlanan beyinde iltihaplanmalar meydana geliyor ve balık yağı iltihaplanmayı önleyici bir özelliğe sahip.

· Köri: Yapılan bazı çalışmalarda haftada bir kez köri tüketenlerin hafıza konusunda daha iyi sonuçlar elde ettiğini ortaya çıktı.

· Beyninizi çarpraz eğitim ile güçlendirin: Uzmanlar beynin egzersiz ile güçlendirilebildiğini ama tek tip egzersizin yetersiz olduğunu söylüyor. Zihinsel egzersizlerin en azından Alzheimer'ın başlangıcını geciktirdiğine dair pek çok bilimsel kanıt var. Örneğin bulmaca çözmek çok faydalı ama yeterli değil ve hesap makinesi yerine kafadan hesap yapmak, beyni geliştirmeye yönelik bilgisayar oyunları oynamak da işe yarayabilir.

· Fosfatidilserin adlı vücutta doğal olarak bulunan lipit (yağ) takviyesinin bunamaya engel olabileceği söyleniyor.

Zaman

Ayva'yı yemek için 12 neden var!

ayva Ayva'yı yemek deyimi argoda her ne kadar olumsuz anlamda kullanılsa da gerçek hayatta oldukça faydalı bir eylem. Doktor İsmail Ağar, ayva yemek için 12 faydalı neden sayıyor:

1-Damar sertliğini önler.
2-Karaciğer tembelliğine iyi gelir.
3-Ayva şurubu ishali ve dizenteriyi keser. Mideye ve bağırsaklara kuvvet verir.
4-Tansiyonu düşürür.
5-Safrayı tedavi eder.
6-Bronşite, öksürüğe ve vereme faydalıdır. Çekirdekleri kaynatılıp suyu içilirse göğsü yumuşatır.
7-Çekirdeklerinden yapılan merhem, dudak ve meme çatlaklarında, ekzamalarda kullanılır. Çekirdekleri kaynatılıp suyu içilirse göğsü yumuşatır.
8-Ayvanın yaprağını yakıp kül olmadan söndürüp iyice dövüp göze çekilirse çok faydalıdır.
9-Çiçeği baş ağrısını geçirir, kalbe, beyne iyi gelir.
10-Ayva suyu kabızlığı giderir.
11-Çiçeği bal ile pişirilip emzikli anneye verilirse sütü bollaşır.
12-Yemekten önce yenilirse kabızlık, sonra yenirse ishal yapar.

(Bugün)

“Hidrojenli su ömrü uzatır”

su içmek İngiliz bilim adamı sudaki ağır hidrojenin ömrü 10 yıl uzattığını öne sürüyor..

İngiltere'de Oxford Üniversitesi'nden biyokimyacı Mikhail Shchepinov tarafından yapılan araştırmada, suda bulunan döteryum (ağır hidrojen) elementinin, insan bünyesine zarar veren besinlerdeki toksik maddeleri temizlediği, dokuları ve hücreleri güçlendirdiği ortaya çıktı. Vücutta zararlı kimyasalların artmasının Alzheimer, Parkinson ve kansere yol açabildiğini belirten Dr. Shchepinov, "Hidrojen açısından zenginleştirilmiş suyun solucanların yaşamını yüzde 10 uzattığını gördük. Suyun veya döteryum açısından zenginleştirilmiş yiyeceklerin aynı şekilde insanların hayatını da uzatabileceğine inanıyorum" dedi.

BESİNLERLE DE ALINACAK

Dr. Shchepinov, "Amacımız geliştireceğimiz yeni bir teknoloji ile bunu besinlere aktarmak olacak" dedi, ancak bu yeniliğin ne zaman hayata geçirileceği konusunda bilgi vermedi. Newcastle Üniversitesi'nden Dr. Tom Kirkwood, çalışmayı ilginç bulduğunu belirterek, "Kesin sonuçlara ulaşmak için daha çok veri bulunması" gerektiğini vurguladı.

Sabah

Fast-food, Alzheimer'i tetikliyor!

fast food Fast-food tarzı beslenme alışkanlığının Alzheimer hastalığına yakalanma riskini artırabileceği bildirildi.

Stockholm'deki Karolinska Araştırma Enstitüsünden bilim adamları, önce insanlarda Alzheimer hastalığı riskini arttıran ve kolesterolü taşıyan APOE4 geninin etkisini görmek için farelerin genleriyle oynadı, daha sonra 9 ay boyunca yağ, şeker ve kolesterol bakımından zengin yiyecekler verilen bu farelerin davranışlarını inceledi.

Araştırmaya imza atanlardan Susanne Akterin, farelerin beynini incelerken Alzheimer hastalarının beynindekine benzer kimyasal bir değişime rastladıklarını belirtti.

Fosfat miktarının arttığını, bunun da bazı hücrelerin normal işlevlerini yerine getirmesini engellediğini vurgulayan araştırmacılar, yiyecekteki kolesterolün büyük bir bölümünün, hafızanın depolanması süreciyle ilgili, beyindeki "Arc" adı verilen proteinin oluşumunu azalttığına dikkati çekti.

Araştırmacı Akterin, fazla miktarda yağ ve kolesterolün, APOE4 geni gibi başka etkenlerle birleştiğinde beyindeki birçok maddeyi etkileyebileceğini, bunun da Alzheimer hastalığına yakalanma nedenlerinden biri olabileceğini ifade etti.

Daha önce yapılan araştırmalar, beslenme biçimi ve Alzheimer hastalığı arasında bağlantı olabileceğini göstermişti.

haber3

Yumurtanın bilinmeyenleri!

yumurta Yumurtanın kadınlara en büyük zararı...

Bilimsel araştırmalar haftada ikiden fazla yumurta yemenin zararlı olduğunu ortaya koydu. Harvard Üniversitesi uzmanları tarafından yaklaşık 60 bin kişi üzerinde yapılan geniş çaplı bir araştırma, haftada bir iki taneden fazla yumurta yemenin diyabet riskini yüzde 60 artırdığını ve zaten hasta olanlarınsa durumlarını ağırlaştırdığını ortaya çıkardı.

HAFTADA BİR ZARARSIZ

Bu arada kadınların yumurtaya daha hassas olduğu ve haftada yedi veya daha fazla yumurta yemenin diyabet riskini kadınlarda yüzde 77 artırdığı belirlendi. Haftada bir kez yumurta yemeninse hiçbir zararı yok.

KOLESTROL TETİKLEYİCİ

Araştırmayı değerlendiren Harvard Üniversitesi uzmanları özellikle 2. tip diyabet hastası olanları ve kan şekeri rahatsızlığı olanlara yedikleri yumurta sayısını sınırlandırmaları tavsiyesinde bulundu. Yumurta vitamin, protein ve diğer besinler açısından zengin bir gıda ancak yüksek oranda kolesterol de içeriyor. Kolestrol ise damarları tıkayarak kalp krizi ve diyabet riskini tetikliyor.

haber3

Kış kilolarına çare; Portakal

ortakal Kışın kilo almak istemeyenler öğün aralarında portakal yiyebilir..

Kış aylarında soğuk havalarla birlikte gelen hareket isteksizliğinin kilo artışını kaçınılmaz bir hale getireceğine dikkat çeken Diyetisyen Meltem Öney, önlem olarak portakal yenmesini tavsiye etti.

3 ara 3 ana öğün

Halsizliğin giderilmesi için yoğun kalorili besinlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Öney, "3 ana 3 ara öğün şeklinde beslenmek metabolik hızı yavaşlatmadan, kan şekeri seviyenizde kontrol altında tutacaktır. Soğuklarla birlikte su tüketimindeki azalma da yorgunluğu artıracak. Susamadan su içmeyi gerektirmektedir. C vitamini, direncimiz için iyi bir destektir. Bu nedenleportakal iyi bir C vitamini kaynağıdır" dedi.

haber3

Ekonomik beslenmek için ikiz gıdaları tüketin!

ek.yemek Ekonomik nedenlerden dolayı ananas ya da somon alamıyorsanız, üzülmeyin! Diyetisyen Sevil Nas Can, her yiyeceğin bir alternatifi olduğunu söylüyor:

Ananas yerine karpuz, somon balığı yerine hamsi yiyebilirsiniz!..

Her yiyecek beslenmemizde ayrı bir öneme ve göreve sahip olsa da, birbirinin yerini alabilecek pek çok gıda bulunuyor. Medical Park Hastanesi'nden Diyetisyen Sevil Nas Can, markete gittiğinizde bulmakta ya da satın almakta zorlandığınız gıdaların yerine, onlarla hemen hemen aynı özelliklere sahip başka yiyecekleri koyabileceğinizi söylüyor. İşte, ekonomik krizde bütçenizden tasarruf ederek, ucuza beslenmenizi sağlayacak değişik alternatifler:

KIRMIZI ET YERİNE BAKLAGİL

Kırmızı et; B vitamini ve protein açısından zengindir. Yerine tavuk ya da balık tüketilebilir. Et çeşitleri yerine, protein ve vitamin açısından zengin olan kuru fasulye, nohut, bezelye, barbunya ve yeşil mercimek gibi kurubaklagiller de tercih edilebilir. Yumurta ve peynir de etin yerini alabilir.

BROKOLİ YERİNE PAZI

Brokoli; A, C, E, B1 ve B2 vitaminleri ve bol posa içerir. Prostat ve kolon kanseri riskini azaltır. Demir ve folik asit açısından zengindir. Kansızlığa faydalıdır. Pazı da, A ve C vitamini ile folik asit yönünden zengindir ve kansızlığa iyi gelir. Brokoli yerine tüketilebilir.

ANANAS YERİNE KARPUZ

Ananas; potasyum, fosfor, demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakları çalıştırır. Karpuz da, A ve C vitaminleri ile fosfor ve potasyum açısından zengindir. Toksinlerin atılmasını sağlar. Sıvı ihtiyacının karşılanmasına da yarayan karpuz, mevsimine göre ananasın yerini alabilir.

SOYA YERİNE FINDIK

Soya; A vitamini, folik asit, doymamış yağ asitleri, demir ve lif içerir. Kalp sağlığını korur. Tansiyona iyi gelir. Bağırsak çalıştırıcıdır. Kansere karşı koruyucudur. Yüksek oranda doymamış yağ asidi içeren ceviz ve fındık, soya yerine tüketilebilir. Bunların, kalp ve zihin sağlığı üzerinde çok olumlu etkileri vardır.

MUZ YERİNE ELMA

Muz, B6 vitamini ve potasyum açısından zengindir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalıdır. Elma da, bağırsak sisteminin korunmasında yararlıdır. Kolesterol düşürücü etkisi vardır. Vücut direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur. Fiyat olarak muzdan ucuz olan elma, onun yerine tüketilebilir.

ENGİNAR YERİNE BAMYA

Enginar bol posa, kalsiyum, potasyum, magnezyum, A ve C vitamini içerir. Karaciğerin ve safra kesesinin sağlığını korur. Sindirimi kolaylaştırır. Böbreklerin çalışmasını düzenler. Toksinlerin atılmasını sağlar. A, B ve C vitaminleri içeren ve sindirime yardımcı olan bamya; bu özellikleriyle enginarın yerini alabilir.

SOMON YERİNE HAMSİ

Somon balığı; Omega 3 açısından çok zengindir. Omega 3'ün kolesterol ve yağ seviyeleri üzerinde, bağışıklık sisteminde, göz ve cilt üzerinde olumlu etkileri vardır. Sinir sistemi için de faydalıdır. Somon pahalı olduğu için yerine, yine yüksek oranda Omega 3 içeren hamsi ya da palamut tercih edilebilir.

AVOKADO YERİNE BÖRÜLCE

Avokado; potasyum, magnezyum, A ve E vitamini içerir. Lif oranı yüksektir. Kabızlığa iyi gelir. Yüksek tansiyonu düşürücü etkisi vardır. Börülce de avokado gibi potasyum ve A vitamini içerir. Kolesterole, tansiyona ve kabızlığa iyi gelen bu sebze, avokado yerine tüketilebilir.

LAHANA YERİNE PIRASA

Brüksel lahanası, kalsiyum ve demir açısından zengindir. Kalp sağlığına ve kansızlığa iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Pırasa da bu özelliklere sahiptir ve Brüksel lahanasının yerini tutabilir.

KİVİ YERİNE NAR

Kivi; bir C vitamini deposu ve çok güçlü bir antioksidandır. Nar da, bu özellikleri taşımaktadır. Bu nedenle, kivinin yerine tüketilebilir.

Domates, limon ve sütle şifa bulun

Sevil Nas Can, kış aylarında vücudun günlük vitamin-mineral ihtiyacına göre bir şifa listesi hazırladı:

* Kalsiyum: Günde bin 200 mg. alınmalıdır. En zengin kaynağı süt ve yoğurttur. Günde 500 gr. süt veya yoğurt tüketin.

* C vitamini: Günde 60-75 mg. alınmalıdır. Portakal, nar, greyfurt, mandalina, limon ve patateste bulunur.

* Selenyum: Günde 30 mg. alınmalıdır. Salatalık, deniz ürünleri ve susamda vardır.

* Çinko: 15 mg. alınmalıdır. Badem, ceviz, fındık, mantar ve kümes hayvanlarının etlerinde bulunur.

* E vitamini: Günde 10 mg. alınmalıdır. Yeşil yapraklı sebzeler ve kurubaklagillerde bulunur.

* Folat: 400 mg. alınmalıdır. Ekmek, bezelye, ıspanakta vardır.

* Magnezyum: Günde 220 mg. alınmalıdır. Somon, domates, avokado ve enginarda vardır.

* A vitamini: Günde 500 mg. almak gerekir. Ananas, havuç, brokoli, soğanda vardır

 Tek tip beslenmek sağlığa zararlı!

Tek tip beslenmeye karşı olan Diyetisyen Sevil Nas Can, tüm besin gruplarının dengeli biçimde tüketilmesini öneriyor. Can, "Bir günde aldığımız enerjinin yüzde 55-60'ı karbonhidratlardan, yüzde 12-15'i proteinlerden, yüzde 25-30'u da yağlardan gelmeli" diyor. Can, sağlığına dikkat edenlerin tüketmesi gereken besin gruplarını sıralıyor:

* Ekmek ve tahıl grubu: Ekmek, pilav, makarna, çorba, patates, bisküvi, yufka, bulgur ve hamurlu gıdalar.

* Süt ve yoğurt grubu: Süt, yoğurt, ayran, cacık ve benzeri gıdalar.

* Et ve peynir grubu: Et, tavuk, balık, kurubaklagil, yumurta ve peynir.

* Meyve ve sebze grubu: 3-4 meyve, en az bir öğün sebze yemeği ve bir öğün salata; günlük sebzemeyve gereksinimimizi karşılayabilir.

* Yağ grubu: Gıdaların yapısında bulunan ve onlara sonradan eklenen yağlar.

Günaydın